Top ↑ | Archive | Ask me! | Karalamalarım | Fotoğraflar | Müzik Kutusu | Film&Dizi Caps

“Hatırlamak güzeldir derler. Hayır, değildir. Anılar bir an için bizi gülümsetse bile hemen sonra elimizi uzatıp tutmaya çalıştığımızda silinip giderler ve ne yaparsak yapalım ancak acı verirler.”

coldandyellow:

Kürşat Başar / Baş Ucumda Müzik 

“Başka biri olmaya çalışmak, kendinizi harcamaktır.”
-Kurt Cobain-

“Başka biri olmaya çalışmak, kendinizi harcamaktır.”

-Kurt Cobain-

Aşktır ölümden güzel olan
Bak ve gör yaşam düşlerdedir…

gökyüzüne bakıp gülümsüyorum.. beni görüyor musun?

Zümrüdüanka

Yeni doğan her güne umutla bakmayı öğrendim
Bulutların ardından çıkacak güneşi sabırla beklemeyi öğrendim
Hani o acı bilmemiş, yalan duymamış
İçimdeki suskun çocuğu uyandırdım
Her dakika kahkaha atsın diye
Gören bu mutluluğun sebebini merak etsin diye
Yeni şarkılar öğrendim, bağıra bağıra söylemek için
Yeni danslar öğrendim, hayattan zevk almak için
Aldırmadım kimseye
Varsın deli desinler
Ben uyandım…

Yollar yürüdüm her gün
İnsanlar gördüm
Etrafa baktım, gülümsedim
Çağıldadım şelaleler gibi
Herkes görsün, bilsin istedim mutluluğumu
Gözlerimdeki ışıltının sebebini sormalıydı herkes
Ve seni haykırmalıydım ben…

Küllerinden yeniden doğan bir
Zümrüdüanka gibi
Kanatlarımı açtım rengarenk
Denizler aştım, fırtınalarla savaştım
Sadece ve sadece sana geliyorum…

Bütün tablolarda sen varsın
Baktığım her yüz sensin aslında
Yağmurun ardından gelecek gökkuşağısın sen
Kısa süreceğini bildiğim için
Gözlerimi ayıramadığım…

Çok yakınsın elimi uzatsam dokunabilirim
Ne büyük mutluluk bu
Sonra birden çok uzaksın
Kaybetmekten korktuğum…
Bazen sakin bir göl
Bazen bir yanardağ
Bilirim yıkar geçersin
Ama geçerken dikkat et
Korkarım sana zarar gelmesinden…

Sen ki bütün dünyamı aydınlatan güneş
Girerse aramıza bir gün kara bulutlar
Bir kristal gibi düşerim arafa
Parçalarım dağılır dört bir tarafa
Ve ben hiç ağlamam
Yıldızlar düşer gözlerimden
Ve bilirim ki
Her kara bulutu dağıtan bir fırtına çıkar elbet
Yeniden aydınlatırsan dünyamı
Koşar; dağ, tepe aşar sana gelirim
Tutarsan ellerimden
Bir çığ gibi büyür sevincim…

Bu öyle bir uyku ki
Seni beklemişim uyanmak için
Kimseye açmadığım topraklarımı
Sen fethetmişsin
Şimdi sana ve dünyamdaki değişime
Hayranlıkla bakıyorum…

Merak edersen sana bağlılığımı, sadece seyret
Görürsen içimdeki yaralı çocuğu
Kolu kanadı kırık
O zaman anlarsın…
Kozası bozulan bir kelebek gibi
Uçmayı öğrenememiş
Belki de eksik kalmış…
Görürsen bu büyük boşluğu
O zaman anlarsın…

Ve sakın unutma

SENİ ÇOK SEVİYORUM…!!

seyma_in_tardis

Pet Shop Boys - Heart

The Rolling Stones - Paint It Black

Evler, ağaçlar, sular, ben ve bu an 
Sanki bulutlarla bir, akıyoruz; 
Onların hevesine uyaraktan 
Cenup ufuklarına bakıyoruz…

-Ahmet Muhip Dranas-

Küçük Çamlıca’da kitap sefası :)

Öyle Sevdim Ki

Sen bana hayatın bir armağanısın. Birden çıkıverdin karşıma. Oysa ben yolunu kaybetmiş bir denizciydim. Dev dalgalarda alabora olmamak için çırpınıyordum. Bütün ışıltınla, birden yolumu aydınlattın. Artık senin kıyılarına sürükleniyordum. Hiçbir engel durduramıyordu bu sürüklenişi…

Sanki seni yıllardır tanıyordum. Belki de içimde bir yerlerdeydin de ortaya çıkmayı bekliyordun. Bu bekleyiş bazen can yakıyordu. Ve bir güneş gibi doğduğunda günlerime bütün karanlıklarımı dağıtıp, seni bulmanın sevinciyle yeniden çocuk oldum. Zincirlerimi kırdım, duvarlarımı yıktım, kabuğundan yeni çıkmış bir yavru kuş gibi yeniden ‘merhaba’ dedim hayata. Gülen gözlerine her baktığımda sevincim taştı, sesini her duyduğumda haykırmak istedim ‘seninle yaşamak ne güzel’.

Senin var olduğunu bilmek bile içimdeki bütün nehirlerin taşmasına neden oluyor. ‘Ya olmasaydın?’ diye düşünmüyorum bile çünkü sen varsın, benimlesin…

Günleri, saatleri sayıyorum koşa koşa sana gelmek için. Sana gelmemi engelleyecek ne varsa bir volkan gibi yıkıp, geçmek istiyorum.

Konuşurken dinlemeyi seviyorum seni. Seninleyken zaman dursun istiyorum. Öyle mutlu oluyorum ki. Sanki daha önce hiç mutluluğu tatmamış gibi… Gözlerindeki sevgiyi görmeyi o kadar çok istiyorum ki. Tek bir gülüşünle içimdeki bütün kırıklar tamir oluyor.

Seni öyle seviyorum ki… Bütün mutluluğum yüzüme yansıyor. Gördüğüm insanlara gülümsüyorum. Ve merak ediyorlar bu mutluluğu. Her yerde adını haykırmak istiyorum. ‘İşte o’ demek istiyorum, ‘bu mutluluğun sebebi o’.

Her yeni güne uyandığımda ilk sana ‘günaydın’ yolluyorum. Ve gece olduğunda ‘iyi geceler’.

Seninle gezmek, seninle konuşmak, seninle yapmak istediğim o kadar çok şey var ki. Sanki biz birbirimiz için varken başka romanların kahramanı olmuşuz… Ve bir yerde yollarımız kesişmiş. Dokunmuşuz birbirimizin hayatına. Sen sadece dokunmakla kalmayıp içime işlemişsin. Ben aslında hep seni beklemişim. Sana ulaşmak için yürümüşüm bu yolları. Şimdi seni bulmuşum ve hiç ayrılmak istemiyorum yanından. Sen sanki bir rüyasın ve ben birazdan uyanıcam. Her şey nasıl bu kadar iyi ve güzel olabilir. Ama uyanmak istemiyorum. Korkuyorum seni kaybetmekten. Ya gözlerimi açtığımda sen olmazsan…

Sen hiç üzülme istiyorum. Kimse incitmesin seni. Gülen gözlerin hiç buğulanmasın. Kahkahaların hiç susmasın. Sen hep mutlu ol istiyorum.

Bırakma beni istiyorum. Sarılsam sana bin yıl geçse… Ama biliyorum hayat her zaman istediklerini vermiyor insana. Yine de sadece hayatlarımızdan geçip gitmiş olmayalım istiyorum.

Öyle özelsin ki… Seni unutmak mı? Her günü seni görmenin, yeniden sesini duymanın umuduyla geçirirken nasıl olur da unutmaktan söz edebilirim ki?

Sen beni yeniden yeşerten yağmur; büyüten, yolumu aydınlatan güneş… Ve sen bir melek. Sen benim koruyucu meleğimsin… Bi’tanem. Sadece kanatların eksik .

Her geçen gün korkuyorum seni kaybetmekten. Zaman geçiyor ve yavaş yavaş gitme vaktimin geldiğini biliyorum. Yol ayrımına varmak istemiyorum. Seni bulmuşken kaybetmeye nasıl dayanırım. Seni görmediğim bir tek gün delicesine özlerken…

Gitmek istemiyorum, hep seninle olmak istiyorum. Her gidişinin ardından sanki seni son kez görüyormuş gibi bakıyorum. Arkada kalmayı, ardımda bırakmayı sevmiyorum. Yanlış romanda kahraman olmak istemiyorum…

seyma_in_tardis

Otostopçunun Galaksi Rehberi de kitaplığımda yerini aldııııı :)))

Sen Yoktun

Tarifi olmayan duygular sarmış tüm ruhumu.
Belki de yorulmuşluğumdur beni rahat kılan.
Sessizim yine, suskunum yine, yine durgun, yine buruk…
Sanma ki kolay çıkarsın yüreğimden.
Almış başını gidiyor sevdam her zamankinden farksız.
Yeni bir gün…
Yine bir gün…
“Sensiz”
Hep derdim ya her baktığım yerde ismin…
Hala gözlerime takılıyor isminin olduğu her yer.
Yine mi diyorum, yine mi…
Sanki her yer, herkes seni bana hatırlatma çabasında.
Fotoğrafların ellerimde şimdi
Kaç zamandır bakmaya cesaret edememiştim.
Cesaretimi topladım ve serdim gözlerimin önüne
Buruk bir gülümseme dokundu yanağıma,
maziye daldı gözlerim
“ah be bi’tanem nerdesin” dedim kendi kendime.
Biliyorum duymayacağını, cevap da veremezsin…
Ama konuştum işte konuştum dakikalarca resminle.
Cevaplarını kendim verdim.
Komik gelecek belki ama mutlu da oldum biliyor musun?
Çok şey istememiştim zaten senden
Küçük sevinçler yeterdi bana…
Yeni bir gün…
Yine bir gün…
“Sensiz”
Bilmem kaç gün oldu yokluğunla baş başa kalalı
Bilmem kaç gün daha geçecek sensiz, bensiz, bizsiz…
Kendine iyi bak sana bir şey olmasın.
Yoksun…
Olsun…
Seni seviyorum…

İstanbul Modern Sanat Müzesi

En karanlık gecede benden sana verilen sözdür.

Yalnızca seni düşüneceğime söz veriyorum. Seni ne kadar tanımışsam, seni ne kadar biliyorsam, seninle ilgili ne kadar şey hatırlıyorsam, hepsini bir bir düşüneceğime söz veriyorum.

Uyurken, uyanıkken, yoldayken, evde tek başınayken, bir yerlerde otururken, seni düşüneceğime söz veriyorum.

Uyanırsam aniden gecenin içinde, gecenin ortasında seni düşüneceğime söz veriyorum. Elimi uzatsam sana dokunabilirim. En azından öyle hissediyorum. Ama cesaretim yok sana ellerimi uzatmaya.Burada karanlıkta, gecenin tam ortasında uzanırken yatağımda, bana baktığını, gözlerinin içimde olduğunu hissediyorum. Her şeyi hatırlıyorum, en çok o anı… O anı unutmayacağım.

Her gün, her an böyle yapacağım bundan sonra. Havanın donduğu bir kış gününde, bir kış sabahında söz, yüzümü sokağın soğuğu yalarken seni düşüneceğim. Seni beklediğimi hissetmen için üşüyeceğim iliklerime kadar…